Kurkumin bilir misiniz?

Her yemek yeni bir başlangıç şansıdır. Verdiğimiz lezzetli ve doyurucu tarifler, sağlıklı tabaklar hazırlamanız için size rehber olsun. Bu bölümdeki tüm tariflerimiz Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Güveli tarafından denetlenmiştir.

kurkumin-bilir-misiniz-1

Son yıllarda kurkuminin sağlığa olan desteğine dair çalışmalar, özellikle diyabet olmaya aday ve Tip 2 diyabeti olan kişilerde umut vadeden sonuçlar ortaya koyuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş kısaca şöyle özetliyor: “Birçok yeni çalışma ortaya koymuştur ki Asya ülkelerinde binlerce yıldır birçok rahatsızlığa yönelik diyet baharatı olarak tüketilen kurkumin; insülinin düzenli kullanımını sağlayarak, kan şekeri ve kan yağlarının kontrolüne yardımcı olarak, insülin direncini önleyerek, bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücutta inflamasyon oluşumunu önleyerek ve vücut yağlanmasını azaltarak Tip 2 diyabet oluşumunu önleyebilir ve Tip 2 diyabet tedavisine yardımcı olabilir.” Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından ‘genel olarak güvenli kabul edilen’ bir madde/bileşik olarak onaylanan kurkuminin ana kaynağı aslında zerdeçal. Kurkuminin etkinliği için günde yaklaşık 900 gram civarında zerdeçal tüketmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Murat Baş, bu mümkün olamayacağı için, vücut tarafından emilimi daha verimli düzeylerde olan optimize edilmiş jel formdaki kapsüllerinin kullanılabileceğini söylüyor.

Kilonuza dikkat edin!
Medipol Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Oğuz Karaca kalp ve tansiyon hastalarını kilolarını düzenli ölçmeleri gerektiği konusunda uyarıyor: “Özellikle kalp yetersizliğiniz varsa günlük olarak kilonuzu ölçün. Günde 1 kg’dan fazla kilo alırsanız ya da kaybederseniz doktorunuza başvurun.”

Muzun kabukları kararmışsa
Onları sakın ziyan etmeyin! İyice olgunlaşmış muzları buzlukta dondurup sonra karıştırıcıdan geçirerek tek malzemelik dondurma yapabilirsiniz.

Olgun muzların kabuklarını soyup, doğrayın
Muz parçalarını ağzı sıkıca kapatılan buzdolabı poşetine koyup buzluğa yerleştirin.
İkram etmek istediğiniz zaman karıştırıcıya koyup dondurma gibi yumuşayana kadar çırpın.
1 ORTA BOY DONMUŞ MUZDAN YAPILAN HER YARIM BARDAK PRATİK TATLI:
105 kalori, 0 g. toplam yağ, 24 mg. kolesterol, 1 mg. Sodyum, 27 g. karbonhidrat (3 g. lif, 14 g. şeker), 1 g. protein.

‘TAZE Mİ BAYAT MI?’
Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, bazen çok tehlikeli olabilecek risklerin önüne geçebilmeniz için besin maddelerinin taze mi bayat mı olduğunu anlamanın püf noktalarını şöyle özetliyor:

• Patates:Kabuğu yeşile dönmüşse içerdikleri ‘solanin’ adlı madde zehirlenmeye yol açabiliyor. Yeşil renk koyulaştıkça zehirleme etkisi artıyor ve vücut direnci zayıf kişilerde ölüme bile neden olabiliyor. Filizlenmiş patates kişide baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, ishal gibi zehirlenme belirtilerine yol açabiliyor.
• Kuru soğan: Satın alırken nemlenmiş, filizlenmiş, yumuşak ve kötü kokulu soğanlara dikkat etmek gerekiyor. Dışı düzgün görünse bile kötü bir koku olması içeride çürümenin başladığı anlamına geliyor. Kabuğunun yeşile dönmemiş olması önemli.
• Yeşillikler: Diri görüntüsünden uzak, solgun hatta sararmaya yüz tutmuş ise besin değeri çok önemli ölçüde kayboluyor.
• Karnabahar-Brokoli: Karnabaharın üzerindeki kahverengi lekeler ve brokolinin sararmaya başlamış olması taze olmadığına işaret ediyor.
• Muz: Kabuğunun çok değişmiş ve kahverengiye dönmüş olması içeriğindeki şeker oranının artıp besin değerinin düştüğü anlamına geliyor.
• Balık: Çok çabuk bozulma eğilimine sahip bir besindir. Karnına parmağınızı bastırın. Eski formuna dönmüyorsa bayattır. Cildi gergin ve parlak, gözleri de canlı olmalı. Buğulu ve içe dönük gözlerden kaçının. Kafasından tutunca kuyruğu aşağı doğru değil, tavada

‘TAZE Mİ BAYAT MI?’ durduğu gibi dimdik durmalı. Solungaçları pembe ve solungaç kapakları kapalı olmalı.
• Yumurta: 4 derecenin altında muhafaza ediliyor olması çok önemli. Aksi halde yumurtada mikroorganizmaların üreme olasılığı artıyor. Kabuğundaki salmonella varlığı, yumurtaya geçebiliyor. Görüşünün kirli ve üzerinde küçük de olsa çatlak olmamasına da dikkat edilmeli.
• Süt ve süt ürünleri: Satıldığı yerin ısısının 4 derecenin altında olmasına özen gösterilmeli. Aksi halde brusella veya salmonella gibi çeşitli mikroorganizmalar üreyebiliyor.
• Dondurulmuş gıda: Üzerinde buz taneleri olan ürünleri almayın. Bu ürünün çözülüp tekrar dondurulduğunu gösteriyor ki birçok mikroorganizma üremiş olabilir. Dondurulmuş gıda reyonundan satın alacağınız ürünlerin -18 derecede muhafaza ediliyor olmasına özen gösterin.
• Dondurma: Paketlenmiş hazır dondurmalarda paketin dışında buz tanecikleri varsa dondurmanın daha önceden eridiğinin ve bakteriyel üremeye açık hale geldiğinin göstergesi olabiliyor.
• Et: Parçalara bölünmüş halde belirli kaplarda satılan etler, fazla sulu ve kanlı, aşırı yumuşamış, ezilmiş, renk değiştirmiş, doğal rengi dışında yeşil, sarı gibi renk değişimlerine sahipse bu tür ürünleri satın almayın.
• Tavuk: Çok kısa sürede bakteri ürettiğinden bulaşıcı ve ölümcül hastalıklara neden olabiliyor. Bu nedenle ürünü alırken renginin normal, diri görünümlü olması, kendine has kokusunun haricinde şüpheye düşürecek bir koku barındırmaması ve göğsüne bastırdığımızda esnek olup eski şeklini alması, sulu ve gevşek bir görüntüye sahip olmamasına dikkat etmeli.
• Konserve: Sağlıksız koşullarda satıldığında önemli riskler barındırabiliyor. Kapağı ve tabanı bombe yapmış, etiket bilgisi yıpranmış ve eskimiş ürünlerden mutlaka kaçınmalı.

kurkumin-bilir-misiniz-3

Toprak altındaki gökkuşağı
Parlak, toparlak, yamuk ve boru şeklinde yumrular halinde, faydalı besinlerle yüklü kökler cömertçe toprak altında yetişiyor. Düşük kalori ve karbonhidratlı kök sebzeler aynı zamanda lif yönünden hayli zengin. Kök sebzeleri çorba, türlü ve güveçlerinize rahatlıkla ekleyebilirsiniz. Ya da sıcak garnitür olarak ana yemeğin yanında sunabilirsiniz.

kurkumin-bilir-misiniz-4TANSİYONA KARŞI DOĞAL ÇÖZÜM: SÜT
“SORUN NE YEDİĞİMİZ DEĞİL NE KADAR YEDİĞİMİZDİR.”
Obezitenin yaygınlaşmasının sebeplerinin başında yaşam biçiminin gittikçe bozulmasının yer aldığını söyleyen Türk Obezite Vakfı Başkanı Prof. Dr. Taner Damcı, Türkiye’de obezite görülme sıklığının yüzde 30’lar civarında olduğunu buna fazla kilolu insan sayısını da eklersek yüzde 50’yi aştığını ifade ediyor: “Teknolojinin gelişmesi, sınırsız miktarda yiyeceğe her an en kısa zamanda ulaşmamızı sağlıyor. Artık her mahallede birkaç tane süpermarket, sabaha kadar evlere servis yapan yiyecek satıcıları, ağzına kadar dolu buzdolaplarımız var. Bunlar tabii ki kötü değil ama bu koşullar altında yeme davranışımız bozuluyor. Yüksek stres ve insanlar arası gerginleşen ilişkilerde yiyecekler duygusal bir yatıştırıcı olarak kullanılıyor. Gündelik alışkanlıklarımız, trafik, yaşamımızdaki günlük küçük hareketlerin dahi azalmış olması, spor yapma olanağı ve alışkanlıklarımızın yetersiz olması bizi şişmanlamaya ve sonucu olarak da sağlığımızı kaybetmeye doğru hızla iten faktörler arasında. Obezite ve kilo artışında tek bir temel sorun var. O da ne yediğimiz değil, ne kadar yediğimizdir. Toplum olarak aşırı miktarda gıda tüketiyoruz. Bunu azaltmak, sorunu düzeltmek veya önlemek için yeterlidir.”

Güçlü bir bağışıklık sistemi için yeşil ve kırmızı
Medicana International Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emek Bayrak: “Şeker hastalığı, kalp yetmezliği, KOAH, solunum yetersizliği gibi kronik hastalıkları olan hastalar için de bağışıklık sisteminin daima güçlü tutulmaya çalışılması yaşamsal bir sorundur. Özellikle ileri yaş kronik hastalığı olan hastalarda hastalığın gidişatında kötüleşme, hastaneye yatış, acil servise başvurma gibi istenmeyen durumlar çoğunlukla enfeksiyon hastalıkları kaynaklıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın ilk vazgeçilmezi sağlıklı beslenmedir. Özellikle C vitamini ve mineral bakımından zengin yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan özellikleri baskın kırmızı sebzeler bu dönemde tüketilebilecek başlıca besinlerdir.”

DIABETIC LIVING DERGİSİ SONBAHAR/KIŞ 2015

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.