Evinizin gıda dedektifi olabilirsiniz

Gerek kendi sağlığımız, gerekse yakınlarımızın sağlığını korumak için gıda güvenliğini öğrenmemiz ve güvenli gıda tüketecek biçimde yaşamamız gerekiyor. Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner dikkat edilmesi gereken noktaları Diabetic Living okurları için özetledi.

En risklilerden biri:

salataSALATA
Mikrop ve virüsleri içermesi olasılığı bakımından güvenilmeyen yerlerde asla salata tüketmeyin. Uygun koşullarda dezenfekte edilmeyen salatalar başta bulaşıcı sarılık, tifo gibi çeşitli hastalıklara neden olabilir.

Raf ömrü süresince insan sağlığı için tehlike oluşturmayan, insanların tüketimine uygun olan gıdalara güvenilir gıda deniyor. Güvenli olamayan gıdaların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri kısa sürede görülebileceği gibi, uzun vadede de görülebiliyor. Örneğin güvenli olmayan gıdaların midebağırsak infeksiyonları gibi hemen görülebilen sonuçlarının yanı sıra kanser, kalp-damar hastalıkları ve genetik bozukluklar gibi uzun süre sonunda ortaya çıkabilen çok önemli sonuçları da var.

Güvenli olmayan gıdalar her zaman gözle görülen ekşime, küflenme gibi bozulma belirtileri göstermeyebiliyor. Hatta kimi zaman görünüşü ve lezzeti son derece normal olan gıdalar, önemli sağlık riskleri yaratabiliyor

Gıda kaynaklı tehlikeler Fiziksel tehlikeler; gıda maddelerinde bulunmaması gereken taş, toprak, cam, kemik, metal gibi her türlü yabancı maddeler.
Kimyasal tehlikeler; hatalı ve bilinçsiz olarak kullanılan veteriner ve zirai ilaç kalıntıları; çevresel kaynaklardan bulaşan kimyasallar ve ağır metaller, gıda işleme ve pişirme aşamalarında yapılan hatalar sonucunda oluşan bileşenler, gıdaların yapısındaki toksik bileşenler, ambalaj materyalinden gıdaya geçiş yapan bileşenler, uygunsuz kullanılan katkı maddeleri gibi.

Mikrobiyolojik risklerin etmeni olan mikroorganizmalar; gözle görülemeyen canlılar ve ellerimizde, vücudumuzda ve çevremizde doğal olarak bulunuyorlar. Bu canlılar, üreyebilecekleri uygun koşullarda önemli sağlık riskleri oluşturabiliyor ve gıda maddelerinin hızla bozulmalarına, hastalık etmenlerinin insanlara bulaşmasına yol açabiliyorlar.

Bulaşmayı önlemek amacıyla gıda ile ilgili yapılan her işte, başta ellerin temizliğini sağlamak olmak üzere, gıdaya farklı ortamlardan mikroorganizmaların taşınmasını engellemek için her türlü önlemin alınması gerekiyor:

• Ellerin temizliği son derece önemli. Yemek hazırlama veya yeme işleminden önce eller; tuvalet kullanımından, çocuklara tuvalet konusunda yardımcı olduktan, toz, toprak gibi yabancı maddelerle temastan, et, balık, yumurta, yıkanmamış meyve ve sebzeler gibi çiğ maddelerle temastan sonra mutlaka sabun ve tercihen sıcak su kullanarak en az 20 saniye boyunca dikkatle yıkanmalı.
• Gıda maddelerinin temizliğinde doğru yöntemler kullanılması çok önemli. Kesinlikle sabun veya deterjan kullanılmamalı.
• Çapraz bulaşma riskini önlemek için mümkünse tavuk eti, balık eti ve kırmızı eti doğramak için ayrı, sebze ve salata gibi ürünleri doğramak için ayrı doğrama tahtası kullanılmalı. Aynı tahta kullanılacaksa sıcak su ve deterjanla yıkanarak iyice temizlenmeli.
• Sebze ve meyveler tüketilmeden evvel mutlaka iyice yıkanmalı. Hatta mümkünse yıkama suyunun klorlanması amacıyla eczanelerden temin edilebilen klor tabletleri ile kullanım talimatlarına harfiyen uyularak klorlama işlemi yapılmalı.
• Gıda maddelerinin pişirilmesi ve yıkanmasında mutlaka insan tüketimine uygun temiz sular kullanılmalı.
• Gıda ile temasta bulunan kaplar gıda dışında hiçbir madde ile temas ettirilmemeli, değişik amaçlarla kullanılmamalı.
• Kuru ürünler; serin, havadar ve kuru ortamlarda saklanmalı.
• Depolanan ürünlerin çapraz bulaşmaya yol açmaması için; et, tavuk, balık, yumurta gibi çiğ hammaddeler ile mamul maddeler aynı ortamlarda depolanmamalı.
• Gıda maddeleri toksik maddelerle ve deterjan – dezenfektan gibi temizlik maddeleri ile birlikte bulunmamalı.
• Pişirilmiş gıdalar hemen tüketilmeli ya da daha sonra tüketilecek ise hızlıca soğutulmalarını takiben buzdolabında saklanmalı.
• Dondurulmuş ürünler oda sıcaklığında değil, buzdolabı sıcaklığında (4-8 derecede) veya varsa mikrodalga fırında çözdürülmeli ve bir kez çözdürülmüş ürün bir daha dondurulmamalı, kısa sürede işleme tabi tutulmalı.
• Dondurulmuş ürünler buzluğa, “önce gelen, önce tüketilir” prensibi ile yerleştirilmeli ve tüketilmeli.
• Gıdaların etiketinde belirtilen kullanım ve muhafaza talimatları dikkatle okunmalı ve uygulanmalı.
• Gıdaların saklanmasında gazete kağıdı gibi gıdalarla temasa uygun olmayan materyaller kullanılmamalı.
• Pişirmeden önce marinasyon (sosla, baharatla veya tuzla muamele) işlemi uygulanacaksa, oda sıcaklığında değil mutlaka buzdolabı koşullarında uygulanmalı.

tuvaletlere-iyi-bakinRestoran seçerken tuvaletine bakın!
Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner, tüketicilerin restoran seçiminde sadece yemeklerin lezzetine ve restoranın görünüşüne göre karar verdiklerini, ancak gerçekte yediğimiz yiyeceklerin güvenilir ve sağlığımızı bozmayan bir yapıda olmasının önemli olduğunu vurguluyor.

Tüketicilerin öncelikle girilen restoranın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na kayıtlı olup olmadığını sorgulamalarını; kayıtlı olmayan restoranlarda kesinlikle yemek yenilmemesini öneriyor. Saner restoran seçiminde çok önemli bir kritik noktanın ise restoranın tuvaleti olduğuna dikkat çekerek; tuvaleti pis olan, tuvalet kağıdı ve sıvı sabun bulunmayan bir yerde hijyenden bahsetmenin mümkün olmadığını ve üretilen gıdaların sağlığı bozma riski taşıdığının altını çiziyor.

Samim Saner şüpheye düşüldüğünde “Mutfağınıza bakabilir miyiz?” diye sormaktan çekinilmemesi gerektiğini, çünkü dağınık ve hijyenik olmayan bir mutfak ortamında güvenilir bir yiyeceğin üretilemeyeceğini ifade ediyor.

• Yumurtaların üzerinde bulunan ve mikroorganizmalardan koruyan tabaka yıkama ile uzaklaşacağından yumurtalar yıkanmamalı, ancak satın alırken kabuğunda tavuk pisliği; kırık, çatlak ve yabancı madde olmamasına özen gösterilmeli. Yumurtalar buzdolabında saklanmalı.
• Etler pişirilmeden önce yıkanmamalı. Yıkama işlemi zararlı mikroorganizmaların uzaklaşmasını sağlamayacağı gibi; sıçrayan yıkama suyu ile çevreye bulaşmasına neden olabilir.
• Taze etlerin renginde görülen solma veya koyulaşma; tek başına bir bozulma veya bayatlamanın habercisi olmayabilir. Renk değişimi taze ette oksijenle temas nedeniyle de görülür. Ancak bununla beraber kokuda değişiklik, et yüzeyinde yapışkanlaşma veya sümüksü yapı oluşmuşsa kesinlikle tüketilmemeli.
• Etlerin pişirilmesinde; dış yüzeyde yanma olmaması, ancak buna karşın merkezde pişmenin tam olması sağlanmalı (kesildiğinde yüzey ile merkez arasında renk farkı kalmayana kadar).
• Küflenmiş bir gıda maddesinin küflü kısmı ayrılarak, küflenmemiş kısmı tüketilmemeli.
• Evde bayram, yılbaşı gibi özel günlerde düzenlenecek kalabalık grup yemeklerinde yemekler, oda sıcaklığında en fazla iki saat kalmalı. Yemeğin bu sürede tüketilmeyeceği öngörülüyorsa, mutlaka 2 saatten önce tekrar buzdolabına kaldırılmalı.
• Evde üretilecek tatlı, yoğurt gibi üretiminde kullanılacak süt mutlaka pastörize veya sterilize (UHT) süt olmalı. Kesinlikle sokak sütü alınmamalı ve kullanılmamalı.
• Evde kurutulan sebze ve meyveler, yerle temas etmeyecek biçimde temiz yüzeylere serilmeli, trafiğin yoğun olduğu yollara bakan mekanlarda kurutulmamalı.
• Evde konserve üretimi; ısıl işlem aşamasında yapılan hatalarla zaman zaman sağlık risklerine yol açabilmekte. Mümkün olduğunca evde konserve üretimi yerine ürünün dondurarak muhafazası tercih edilmeli.
• Yüksek sıcaklıkta uzun süre kaynatılarak yapılan reçellerde insan sağlığı açısından tehlike oluşturan bir kimyasal oluşmakta. Bu nedenle evde üretilen reçeller uzun süre kaynatmayı gerektirmeyecek biçimde hazırlanmalı.
• Son tüketim tarihi geçmemiş dahi olsa; iç metal yüzeyi aşınmış, çizilmiş ve kararmış konserve gıdalar tüketilmemeli, üretimi yapan firmaya iade edilmeli.

“Gıda güvenliği bakımından uygun olmayan yerlerin ALO 174 GIDA HATTI’na bildirilerek, sonucunun takip edilmesi ülkemizde gıda güvenliğinin gelişmesi için çok önemli bir vatandaşlık görevidir.”

 

DIABETIC LIVING DERGİSİ İLKBAHAR/YAZ 2015