Kollarınızı yaza hazırlayın

Sıcak havalar kısa kollu giysiler demek. Haftada üç defa onar dakika bu kolay egzersizleri yapın ve sonuçlarını görün.

kollarinizi-yaza-hazirlayin-2

Dalmak
A Sağlam bir sandalye veya bir bankın üstüne oturun. Ellerinizi kalçaların yanına avuçlar sandalyenin üstüne sıkıca bastırılmış şekilde ve parmaklarınızı sarkıtarak koyun. Dizlerinizi ayak bilekleri diz hizasında olmak üzere bükün, bu durumda kalçanızı sandalyeden öne doğru tamamen kaydırın.
B Dirseklerinizi bükerek kalçalarınızı yere doğru indirin. Sırtınız sandalyenin kenarını sıyırabilir. Soluk verirken kollarınızı yeniden dik duruma getirip başlama durumuna geçin. Bacaklarınızı olabildiğince sabit tutarak ikili kaslarınızın çalışmasını sağlayın.
TEKRAR: Hareketi 12-15 kez tekrarlayarak tamamlayın.

DAHA ZORU
Kalça omuz hizasında kalmak üzere ayaklarınızla bedenin önüne doğru esneyin, iki veya üç set 12-15 kez tekrarlayın.

kollarinizi-yaza-hazirlayin-3

Yükselmek
A Eller ve dizlerle başlayın. Kalçalarınızı dizlerden başınızın üstüne kadar düz bir çizgi oluşturacak şekilde alçaltıp ellerinizle öne doğru ilerleyin. Ellerin tam omuz hizasında olması gerekiyor.
B Dirsekleri bükerek göğüs kafesini yere yaklaştırın. Omuz ve dirsek arası aynı uzunlukta olmalıdır. (dirsek geride ve omuz hizasından biraz daha geniş durumda olmalıdır) Kendinizi nefes vererek yukarı çekerken kollarınız düz duruma gelmelidir.
TEKRAR: Hareketi 12-15 kez tekrarlayın

DAHA ZORU
Dizleri yerden kaldırın ve ayak parmaklarının ucundan kuvvet alın. Topuklardan tepeye kadar düz bir hat halinde bedeninizi gerin. Kalçalarınız yukarı kaldırılmış olmalıdır.

Uzmanımız diyor ki…
Diyabetliler için beslenme programı ve ilaç tedavisinin yanında aktivite ve egzersizin de çok önemli olduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Kunduracıoğlu özellikle, Tip 2 diyabetli hastalarda aktivite ve egzersizin; glükozun daha iyi kullanılmasını hızlandırdığının, kullanılan insülinin daha etkili olmasını ve duyuların daha iyi kullanılmasını sağladığının, kan şekerini düşürücü yönde etki yaptığının altını çiziyor.

kollarinizi-yaza-hazirlayin-4İkili kas bükmesi
A Ellerinizde ağırlıklar olmaksızın, mide içeride olacak şekilde dik durun. Soluk alırken dirsekleriniz bedene sıkıca dayanmış, avuçlarınız yüze dönük yelpaze şeklinde açık olmalı.
B Avuçlarınızı dışa dönecek şekilde bükün. Soluk verirken kollarınızı yukarı doğru dik olarak uzatın. Bedeniniz ayak parmaklarınızdan tepenize kadar gergin ve dimdik olmalı. Hareketleri ağır ağır ve kontrollü şekilde tekrarlayıp başladığınız duruma dönün.
TEKRAR: Ağırlık kullanmadan 15-30 kez tekrarlayın. İsterseniz ağırlıkla da deneyebilirsiniz.

DAHA ZORU
12-15 kez tekrarın iki veya üç setini ellerinizde 2 kiloluk ağırlıklarla yapabilirsiniz.

kollarinizi-yaza-hazirlayin-5

Kale direği
A Bacaklarınız omuz hizasında açık, dirsekler omuz hizasında yana doğru uzatılmış, dirsekten yukarı bükülü, parmaklar aralık durumda, avuçlar karşıya dönük durumda, kale direği pozunda olmalısınız.
B Boynunuzu esnek tutarak kürek kemiklerinizi sıkıştırın. Dirsekleri bükün, elleri omuz hizasına indirin, parmak uçları kulağa yakın olmalı.
C Nefes verirken iki kolunuzu da omuz hizasında iki yana doğru gerip T harfi oluşturun.
D Avuçlarınızı parmaklar yere doğru dönük halde uzatın, dirsekleri bükün. Başparmakları koltuk altına doğru kıvırın kollar omuz hizasında olmalı.
TEKRAR: Hareketleri ağırlıksız olarak ya da birer kilo ağırlıkla 15-30 kez tekrarlayın.

Gamze Bakkallar

Gamze Bakkallar

“Diyabetimle rengarenk bir yolculuk”
Gamze Bakkallar, 40 yaşında Tip 1 Diyabetli
‘‘Merhaba; ben Gamze Bakkallar, 1976 İzmir doğumluyum. Henüz on iki yaşındayken yaşamımı etkileyen bazı fiziksel şikayetlerim yüzünden ailemle birlikte hastaneye başvurduk. Bu şikayetler; çok idrara çıkma, çok su içme, aşırı zayıflama ve ağız kuruluğu idi. Doktorlar, anneme ‘Şeker Hastası’ olduğumu söylediler. O an çok fazla bir şey anlamamıştım. Hastanede on beş gün kadar yatınca işin gerçek yüzünü anladım. Yatarken bazı eğitimler aldım. Bize anlatılanları rüyada gibi dinliyorduk. Nitekim daha sonra taburcu olduğumuzda rüyanın bittiğini anladım. İlk zamanlarda her şey çok güzel gitti. Süregelen yıllar içerisinde diyabetim bana, ben de ona çok alışmıştım. Güzel gibi görünen bu olay aslında hiç de iyi şeylerin habercisi değildi. O kadar alışmıştık ki birbirimize, zaman geçtikçe bu birliktelik alışkanlığa sonra da bana zarar vermeye dönüştü. Ben bunu fark ettiğimde artık çok geçti. Gözümde retinopati oluşmuştu. Gözümü kaybedince anladım ki bu işin şakası yok. Geriye dönüp bakınca hatamın büyük kısmının ‘eğitim’ eksikliğinden kaynaklandığına karar verdim. Bilginin peşinden koşmak için geç kalmamıştım. Tekrar başa dönüp bilgileri yeniden ilk tanı aldığım günkü gibi öğrenmeye başlamaya karar verdim. Tesadüfen karşılaştığım bir hemşire bana, “Benim tanıdığım diyabetli bir hemşire var, dilersen sana telefon numarasını verebilirim” dedi. Ben de hemen kendisiyle irtibata geçtim. Kendisinden uzun bir süre eğitim aldım. Bu yüzden bendeki diyabet ile ilgili gelişimde Belgin Hemşire’nin emeği çoktur.

Ailem bendeki bu gelişmeleri gördükçe mutlu oluyordu. Annemin dilinden dualar hiç eksik olmuyordu. Gerçekleşenler mucize değil sadece azim ve inancın sonucuydu. Aldığım eğitimlerde, karbonhidrat sayım yöntemi, insülin pompası gibi o zaman için yeni sayılabilecek bilgiler vardı. Türk Diyabet Cemiyeti İzmir Şubesi Başkanı Ali Alkış, hastalarla bu bilgilerimi paylaşmak üzere cemiyette eğitim vermem için haftanın bir gününü bana ayırmıştı. Hatta karbonhidrat sayımını personele anlatmamı da istemişti. Eğitimler sürerken bir gün beni yanına çağırıp “Diyabet kampına gitmek ister misin?” diye sordu. “Tabii ki çok isterim” dedim. On beş gün süren kampta yeni arkadaşlıklar edinip yeni bilgiler öğrenmiştim. Bu kampta bana önemli yardımları dokunan rahmetli Gülser Kiper hemşireyi anmadan geçemeyeceğim. Diyabetlilere ve diyabet camiasına emekleri çok büyüktür. Kamp devam ederken Belgin Hemşire bir gün beni arayıp diyabet ile ilgili bir firmada insülin kalem eğitmeni arandığını ve beni önerdiğini söyledi. Çok heyecanlanmıştım ve çok mutlu olarak çalışabileceğimi söyledim. Kamp dönüşü hemen firmayla görüşmeye gittim ve işe alındım. Güzel tesadüfler devam ediyordu hayatımda. Firmada benim işim belirli hastanelerdeki diyabet tanısı almış kişilere insülin kalem eğitimi vermekti. Doktorlarımız ve hemşirelerimize diyabetli bireylere eğitim verme konusunda destek oluyordum. Dolayısıyla hemşire ve hekimlerimizle zamanla arkadaş oldum.

Bu işi yaparken Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi’nde çalışan Erişkin Diyabet Eğitim Hemşiresi Mine Uymaz ve Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Faruk Ergönen ile tanıştım. Diyabetli bireylere daha fazla nasıl yardımcı olabiliriz, farkındalıklarını daha fazla nasıl arttırabiliriz diye düşünürken aklımıza dernek kurma fikri geldi. Derhal araştırmaya başladık, sonunda 2010 yılının 17 Haziran tarihinde ‘Ege Diyabetliler Derneği’ adını verdiğimiz derneğimizi kurduk. Dernek başkanı diyabetli bir birey olmalı diye düşündük. Böylece ben başkan olurken, arkadaşım Mine Uymaz da başkan yardımcısı oldu. Diyabetli bireylerin sorunlarını daha iyi anlayan ve çözüm üreten hasta odaklı bir dernek olmayı istiyorduk. Bu nedenle derneğimizin amacını; diyabetli birey ve yakınlarının diyabet konusundaki bilgilerini artırmak, iyi bir diyabet kontrolünü sağlamak için gerekli eğitim ve danışma hizmeti verebilmek, diyabetli bireylerin tedaviye uyumu açısından motivasyonlarını arttırmak ve diyabetli bireyleri komplikasyonlardan korumak olarak tanımladık.

Altıncı yılını dolduran derneğimiz emin ve güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Nereden nereye diye düşünürken hafif bir tebessüm ile bugünlere gelmemizde maddi, manevi büyük katkıları olan Sayın Müyesser Şenol’a, Dr. Faruk Ergönen’e, Mine Uymaz’a, Necla Gürsoy’a ve tabii ki bizim bir aile olmamızı sağlayan başta sevgili üyelerimize teşekkürlerimi bir borç bilirim. Son olarak, derneğimizin çalışmalarını ‘Rengarenk’ adlı dergimizi çıkararak da devam ettiriyoruz. Hayat mucizelerle dolu. Diyabetli olmam başta kötü gibi gözükse de aslında benim hayatımda olan en güzel şeydi. Nereden nereye geldim. Lütfen diyabetin farkında olun ve onu sevin. Kim bilir belki size de mucizeler yaratır!”


Diabetic Living İlkbahar/Yaz 2016

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.