Egzersiz Fobinden Kurtulun!

Evet yanlış duymadınız, böyle bir şey var. Nasıl baş edeceğinizi bu haberimizde okuyabilirsiniz.

Ani hipoglisemi ataklarınız oluyorsa bu durum egzersiz yapmaktan ko rku duymanıza, egzersizden fobik düzeyde kaçınmanıza ve sonuçta hareketsizliğe yol açabilir.

Yapılan epidemiyolojik ve klinik çalışmaların sonuçlarına göre, genel olarak kadınlarda sosyal fobi (sosyal anksiyete bozukluğu) daha sık görülüyor. Toplumumuzda erkeklerin sosyal ortamlarda bulunması ve iş-okul-sosyal yaşamında bu rahatsızlıktan dolayı daha sık sorun yaşaması nedeniyle klinik düzeyde başvuru oranları ise birbirine oldukça yakın. Topluluk içinde egzersiz yapma fobisi olarak tanımlanan ürkeklik halleri yüzünden, spordan dilediğiniz şekilde yararlanamıyor olabilirsiniz. Ama unutmayın hepimizin bir yerlerden başlaması gerekiyor. O halde spor ayakkabılarınızı bağlayın, derin bir soluk alın ve okumayı sürdürün. Sizi egzersize hazırlamak üzere ısınma hareketlerine başlıyoruz. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Selma Bozkurt Zincir egzersiz fobisini şöyle tanımlıyor: “Kişinin sosyal durumlara karşı aşırı ve akıl almaz derecede korku duyduğu bir tür kaygı bozukluğu olan sosyal fobi (ya da sosyal anksiyete bozukluğu), spor salonlarında veya topluma açık alanlarda egzersiz veya spor yapma fobisi şeklinde kendini gösterebilir. Bu tip durumlarda ortaya çıkan aşırı kaygı ve endişe, diğer spor yapan kişiler tarafından eleştirilme, seyredilme ve yargılanma korkusundan kaynaklanır. Sosyal fobisi olan kişi hata yaparak başkalarının önünde rezil olacağından veya utanç duyacağından korkar. Belki de bu kaygı ve korkular başkalarının önünde yaşanan bir deneyimle kötüleşebilir, anksiyete panik atağa dönüşebilir. Ayrıca diyabetli kişilerde ani hipoglisemi atakları oluyorsa bu da hastanın egzersiz yapmaktan korku duymasına, egzersizden fobik düzeyde kaçınmasına ve sonuçta hareketsizliğe yol açabilir.”

Korkular neden ortaya çıkar?
Egzersiz-spor fobisi olan kişiler bu kaygılarının yersiz olduğunu bildikleri halde bunun üstesinden gelemezler. Çeşitli sosyal durumlar ve diğer insanların negatif fikirleri hakkında yanlış inançlara sahiptirler.

Kaygı ve endişeleri tetikleyen bazı durumlar şunlar:
. Başkalarının önünde spor yapmak, dikkatin odağı olmak,
. Terli görünmek, ter kokmak,
. Genel tuvaletleri, soyunma odalarını kullanmak,
. Hipoglisemi atağına girmek ve/ veya bayılmak

Fobi mi, üşengeçlik mi?
“Sosyal fobi bazen panik, obsesifkompülsif bozukluk gibi diğer kaygı bozukluklarıyla bağlantılı olabilir.” diyen Zincir bu ayırımı şöyle yapıyor: “Bazen de kaygı ve fobik bir durum olmaksızın diyabet hastalarında oldukça yüksek sıklıkta görülen depresif duygu durum bozuklukları nedeniyle genel bir durgunluk hali, hareketsizlik ve enerji kaybı görülebilmektedir. Fobik kaygı bozukluklarında rahatsızlık duyulan durum/nesne ile karşı karşıya kalan kişide anksiyetenin fizyolojik belirtileri yüksek kaygı haline eşlik eder. Kalp çarpıntısı, terlemede artış, titreme, yüz kızarması, midede spazm, kas gerginliği gibi belirtiler bunlar arasındadır. Egzersiz ya da hareket yapmaktan üşenme hallerinde ise zorunlu durumlarda toplumsal alanlarda hareket ve egzersiz ile bu tip belirtiler ve aşırı endişe görülmez. Hareketsizlik çocuklukta ve ileri dönemde obezite, hipertansiyon, diyabet ve metabolik sendroma zemin hazırlaması açısından önemlidir. Obezite gelişmesinde çoklu etkenler (genetik ve çevresel faktörler) söz konusudur. Televizyon ve bilgisayar başında uzun vakit geçirmek, günlük yaşamda motorlu taşıtların sık kullanılması ve dengesiz beslenme bu rahatsızlıkların gelişimine katkıda bulunmaktadır.”

Üstesinden gelebilirsiniz
Hareketsizliğin ve spordan kaçınmanın nedeni fobik düzeyde ise kaygı-anksiyete bozuklukları alanında çalışan bir psikiyatriste başvurulması ve profesyonel destek alınması ile bu durumun üstesinden pekala gelinebiliyor. Sosyal beceri eğitimi, bilişsel davranışçı terapi ve destekleyici terapi gibi yöntemler ile kısa sürede etkili sonuçlar alınabiliyor.

ÇEVREYİ DOLAŞIN VEYA BİR YERDE OTURUP SOLUKLANIN. ÇEVRENİZE BAKIN. BEYNİNİZ ZAMANLA ALIŞACAKTIR.

Güven kazanmanın yolları
Fiziksel olarak aktif olmak stresle başa çıkmaya yardım ediyor ve kendinizi fiziksel ve psikolojik olarak daha iyi hissetmenizi sağlıyor. Düzenli fiziksel egzersiz kandaki glikoz seviyesini, kan basıncını ve kolesterolü düşürebiliyor, kan dolaşımını artırıyor aynı zamanda kalp hastalığı ve kalp krizi riskini azaltıyor; kalbi, kasları ve kemikleri güçlendiriyor.

Doğru olanı bulun.
Atmosfer egzersiz salonları için önemli. Önyargıları olmayan, farklı değerlendirmelerde bulunmayacak çevrelerdeki salonları seçin.

Yardım isteyin.
Spor salonlarının çoğu tanıtım amacıyla bir haftalık ücretsiz deneme seansı öneriyor. Bu öneriden yararlanın ve egzersize başlama rehberi olarak değerlendirin. Sorular hazırlayın ve doğru hedef belirleyin. Kilo vermek mi istiyorsunuz, vücut geliştirme hareketlerine mi ihtiyaç var, bunu belirleyin. Görevlilerden aletlerin nasıl çalıştığı konusunda yardım isteyin. Görevlilerin işi size yardımcı olmaktır, onlardan bunu talep edin.

Hazırlıklı gidin.
Kaygılarınızdan kurtulmak için yapmak istediğiniz çalışmaları ayrıntılı olarak belirleyin. Online fitness sitelerinden fikir alın ve evde pratik yapın. Oraya gidince ne yapmak istediğinizden emin değilseniz, çevreyi dolaşın, biraz oturarak soluklanın, hemen kaçmaya çalışmayın. Psikolojik olarak kendinizi alıştırmaya çalışın.

Grup fitness sınıfını deneyin.
Eğer kendinizi jimnastik salonuna gitmeye hazır hissediyorsanız önce grup oluşturan sınıflardan başlayın. Kendi düzeyinize uyumlu olan gruba katılın. Eğer kilo fazlanız varsa, su aerobiği en az acı veren ve eklem ağrısı için elverişlidir. Ders başlamadan bir süre önce gidin ve kendinizi antrenöre tanıtın. Böylece durumunuzu dikkate almasını sağlarsınız. Arkaya doğru ya da orta sıralara oturun böylece sizden deneyimli olan sınıf arkadaşlarınızı daha rahat gözlersiniz.

Rahat giyinin.
Jimnastik, fitness, vücut geliştirme hareketlerinde en rahat kıyafetin vücuda yapışan giysiler olduğu kabul ediliyor. Böylece bol paçalı şortların sıyrılması, üstünüzdeki atletin bol kollarının savrulması gibi istenmeyen durumlarla karşılaşmazsınız. Bu arada ter emen dokudaki kumaşları ve hafif, rahat ayakkabıları seçmek daha sağlıklı. Aslında önce katıldığınız spor salonunun giyim kurallarını öğrenin sonra kurallara uygun ancak kendinizi en rahat hissettiğiniz giysilerle hareketlere başlayın.

Gerçeğe odaklanın.
Egzersizlere duygusal anlamlar yüklemek ve hedef belirlemek zaman zaman yararlı olabilir. Elbette bir gün koşu bandında yürümekle ceylan gibi sekeceğinizi de sanmayın. Kendi bedeninizin sesine kulak verin. Giderek daha çok çaba gösterip daha fazla çalışacaksınız. Eğer konuşmanız bozuldu terleme de başladıysa diyabetli biri için yeterli ölçüde çalışmışsınız demektir.

Ya hep ya hiç yaklaşımından vazgeçin.
Çalışmalara başlarken başarıya ulaşmak için önemli değişimler geçirmeniz gerektiğini düşünmüş olabilirsiniz. Belki de haftada beş gün günde birer saat çalışmayı hayal ettiniz. Yok böyle bir şey. İşin uzmanları şöyle diyor; “Olağanüstü sonuçlar günlük sıradan şeylerle elde edilir. Bir seansa katılamadıysanız, bir başkasını kısa kesmek zorunda kaldıysanız ya da hareketi mükemmel yapamıyorsanız pes etmeyin. Yapılmaya değer her şey beceriksizce de olsa yapılmalıdır.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.