Yeni İnsülin Enjeksiyon ve İnfüzyon Önerileri

Önde gelen tıp dergisi Mayo Clinic Proceedings, 42 ülkeden 13.200’den fazla diyabetli birey arasında yapılmış en geniş enjeksiyon tekniği anketi sonuçlarını yayınladı. Bu kapsamlı anket çalışmasında Türkiye 1.376 hasta verisi ile Çin’den sonra en yüksek katılımlı ikinci ülke olarak yer alıyor. Anket sonuçlarına göre, birçok diyabetli birey insülini yanlış uyguluyor ve ilaçtan maksimum yararı alamıyor. Bulgular, BD’nin (Becton, Dickinson and Company) koşulsuz katkılarıyla gerçekleştirilen Enjeksiyon Teknikleri ve Tedavileri Forumu: Uzman Önerileri (FITTER) olarak bilinen uluslararası çalıştayın sonucu olarak yayınlandı. Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, yayınlanan önerilerle ilgili olarak “Enjeksiyon tekniklerinin diyabet tedavisinde oldukça kritik olduğunu son yıllardaki çalışmalarla daha net anlamaya başladık. İnsülin enjeksiyonu ve infüzyonu konusunda kanıta dayalı güncel bilgileri kapsayan FITTER önerileri ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğru enjeksiyon uygulamalarını yaygınlaştırarak diyabeti daha iyi yöneteceğimize inancımız tam. Türkiye’den alanında uzman 5 meslektaşımız bizzat FITTER’a katılarak bu önerilerin oluşmasında aktif rol aldı. Akabinde hızlıca Türkiye FITTER ekibi olarak çalışmalarımıza başladık. Global FITTER önerilerini en kısa süre içerisinde tüm meslektaşlarımızın kullanabileceği ve uygulayabileceği şekilde ülkemize uyarlıyor olacağız. Daha iyi diyabet yönetimi için hekim olarak bu konuya daha fazla önem vermeli ve meslektaşlarımızı bu konuda bilgilendirmeliyiz.” dedi. FITTER’ın ana bulgularından öne çıkanlar şöyle:

İnsülin kullanan birçok hasta önerilenden daha uzun ve kalın iğne kullanırken, aynı iğneler sıklıkla tekrar kullanılıyor.

– Kısa kalem iğnelerinin kullanımı (mevcut 4 mm kalem iğneleri) daha az acı hissi vermesinin yanı sıra enjeksiyon konforunu artırarak eşit kan şekeri kontrolü sağlıyor.

Yanlış rotasyon sonucu insülin kullananların 1/3’ünün enjeksiyon bölgelerindeki yağ dokuda yumrular oluşuyor (lipohipertrofi adı verilen bir komplikasyon). Eğer hasta lipohipertrofiye insülin enjekte ederse, insülin emilimi etkileniyor ve bu durum hastaların daha fazla insülin enjekte etmelerine neden olabiliyor. Böylece onları, kan şekerinde beklenmedik dalgalanmalara ve tehlikeli hipoglisemi riskine sokuyor.

Daha fazla insülin kullanmalarına rağmen, lipohipertrofisi olan bireylerde kan şekeri kontrolü kötüleşiyor. Bu da gözde, böbrekte ve sinir sisteminde birçok komplikasyon riskini artırıyor. İlk adım olarak, enjeksiyon bölgelerinde doğru rotasyon uygulayarak lipohipertrofiyi ortadan kaldırmak mümkün. Bu gibi doğru uygulamalar ile klinik sonuçların iyileşmesi, insülin tüketiminin azaltılması ve sonuç olarak sağlık maliyetlerinin düşürülmesi sağlanabilir.

Kalem iğneleri ve şırıngalar tek kullanımla sınırlanmalıdır, bir defadan fazla kullanılan kalem iğneleri enjeksiyon konforunu en aza indirirken, kullanımdan sonra steril olmadıkları için enfeksiyon riskine de yol açmaktadır.

Yaş, cinsiyet ve vücut tipi ayırt etmeksizin enjeksiyon yapılan her hastaya mümkün olan en kısa kalem iğnesi (mevcut 4 mm) kullanılması önerilmektedir.

Uzun kalem iğnesi hastada kas içi enjeksiyon riskini artırır. Bu durum kan şekerinde dalgalanma ve hipoglisemi riskini artırarak insülin alımı ve etkisini hızlandırır.
Çalışmaları daha detaylı incelemek için mayoclinicproceedings.org veya http://www.fitter4diabetes.com sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Gençlerden hayat kolaylaştıran çözümler

Türkiye Diyabet Vakfı ve diyabet alanında çözüm ve tedavi yöntemleri geliştiren Sanofi işbirliği ile bu yıl üçüncü kez düzenlenen “Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın” yarışmasında kazanan projeler belli oldu. Üniversite öğrencilerinin, diyabetli hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak buluşlarının yer aldığı proje yarışmasında; “Ürün Kategorisi”nde “Tip 2 Diyabet Tedavisinde mTOR İnhibisyonu” adlı proje birinci seçilirken “Servis Kategorisi”nde “TİP’ine Bakmadan Alma” ve “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kategorisi”nde “Diyabetik Menü” birincilik ödülüne layık görüldü.

Sanofi Mansiyon Özel Ödülü’nü kazanan İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Sena Yüzgeç’in “Tarzını Koru Diyabetten Kopma” projesi, insülin iğnesi yapmayı kolaylaştıran fermuarlı kıyafetleri konu alıyor.

UYARI

EMG çektirmeyi ihmal etmeyin!

Diyabetlilerin ortak sorunlarından biri de el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, iğnelenme, donma ve yanma şeklinde kendini gösteriyor. Birçok diyabetlinin bu durumun bir hastalık habercisi olduğunun farkında olmadığını belirten Medistate Kavacık Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Gülistan Halaç; “Yüksek şeker düzeyi sonucu oluşan ve diyabetik nöropati olarak bilinen sinir hasarlarında, bu gibi şikayetler yaşanmakta, erken teşhis edilememesi halinde ileri safhalarda diyabetlilere ciddi problemler yaratmaktadır. Nöropati gelişiminin erken safhalarda tespit edilerek kötüye gidişini engellemek için yılda 1 kez mutlaka EMG çekilmesi gerekir. EMG sırasında sinirlerin bazı vücut alanlarında sıkıştığı saptanırsa, bu sinirler cerrahi işlemle basıdan kurtarılıp el ve ayaklara tekrar duyu kazandırılabilir.” diyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.