Tadınız, tuzunuz kaçmasın

Uzun süreli aşırı tuz tüketimi başta böbrek hastalıkları olmak üzere kalp ve damar hastalıkları, inme-felç, yüksek tansiyon gibi hastalıklarla ilişkilendiriliyor. Kısacası tuzlukları yemek masalarından kaldırmak bilindiğinden daha fazla anlamlar içeriyor.

Tuzun tarihine baktığımızda ilk olarak; Mısır ve Çin uygarlıklarının et ve balık tuzlama işlemi ile gıda muhafazasında kullanmış olduklarını görüyoruz. Gıdanın çok değerli olduğu tarihlerde, besinin bozulmasını önleyen bir madde olarak keşfedilen tuz, vergi ve para yerine de geçmekteymiş. Besin endüstrisinin gelişmesi ve işlenmiş gıda ürünlerinin artması ile genetik yapısı sadece günlük 0.25 g. tuz tüketimine kodlanmış insanoğlu, işlenmiş ürünlerle çok fazla tuz tüketmeye başlar. Uzun süreli aşırı tuz tüketimi sonucu ise başta böbrek hastalıkları olmak üzere kalp ve damar hastalıkları, inme-felç, yüksek tansiyon gibi diyetsel tuz tüketimi ile ilişkili hastalıklar görülür. “Bu hastalıklarda beslenme tipi, çevresel bir etken olarak hastalığın oluşumuna zemin hazırlama, korunma ve önlenmesinde büyük bir öneme sahiptir.” diyen Diyetisyen Nursel Eroğlu bildiğimiz sofralık tuzu şöyle tanımlıyor: “Sofralık tuz, ana hammaddesi ‘sodyum klorür’ olan ham tuzdan tüketime uygun nitelikte üretilen tuzlardır. Tuz ve sodyum birbirinden farklı maddelerdir. Sodyum doğal besin tuzu olarak besinlerde bulunur. Tuzun yüzde 60’ı klor, yüzde 40’ı ise sodyumdan oluşur. Tuzun 1 gramında 400 mg. sodyum bulunur.”

Daha az tuz
Diyetisyen Nursel Eroğlu’nun nasıl daha az tuz tüketilebileceğiyle ilgili önerileri şunlar:
. Beslenmenizde tuz tüketimine bir farkındalık getirmek için, besinlerin sodyum içeriğini gösteren bir kaynağı el altında tutun, günlük tükettiğiniz besinlerin miktarlarını ve sodyum içeriklerini kayıt altına alın.
. Özellikle işlenmiş ve hazır besinlerin etiketlerini dikkatlice okuyun. Bunu bir davranış haline getirin.
. Günlük sodyum gereksiniminin yüzde 20’si ve daha fazla sodyum içeren besinlerden uzak durun. Daha az tuz
. Günlük sodyum gereksiniminin yüzde 5 ve daha azını içeren besinleri tercih edin. (Bu oran, genellikle etiketlerden elde edilebilir.)
. İşlenmiş et ve ürünleri, örneğin tuzlanmış kurutulmuş etler, füme, tütsülenmiş etler, sucuk, sosis, salam, pastırma, jambon gibi gıdaları sınırlı ve az miktarda tüketin.
. Konserve edilmiş besinler, hazır soslar, hazır yemekler, mezeler, peynirler, turşular, kabartma tozu kullanılmış besinler, zeytinler tuz içeriği zengin gıdalardır, tüketimine dikkat edin.

Uzmanlar; bir diyabetli olarak yüksek tansiyonunuz varsa ve bununla ilgili ilaç kullanıyorsanız, hatta tuzu azalttığınız halde arzu edilen sonucu alamıyorsanız doktorunuzla ve diyetisyeninizle yeni bir durum değerlendirmesi yaparak tuzu daha da azaltmanız mı yoksa kendinize özel yeni bir diyet programı hazırlanması mı gerektiği konusunda titiz davranın diyor.

AKILLI ALIŞVERİŞ
Paketlenmiş hazır yiyeceklerdeki sodyum marka ve lezzete göre büyük ölçüde çeşitlilik gösterir. Beslenme etiketlerini karşılaştırarak günde yüzlerce miligramdan kurtulabilirsiniz. (Etiketlerdeki miktarın tüm paketi değil porsiyon değerini gösterdiğini unutmayın.) Süpermarketlerdeki ürün çeşitlerinin sodyum içeriğini karşılaştırın. Bu da paketler üzerindeki etiketleri dikkatle okumanız için önemli bir neden daha demek.

Günlük Tuz/Sodyum Tüketimi
Bir yetişkinin sağlıklı bir biçimde yaşamını sürdürmesi için günde 1500 mg. sodyuma ihtiyacı var. Dünya Sağlık Örgütü, günlük sodyum tüketimini 2400 mg. ya da daha az miktar sodyum olarak önermekte.

İYİ HABER!
Tuzu azaltmaya başladığınız ilk zamanlar yediklerinizin size tatsız tuzsuz gelmesiyle moralinizi bozmayın. Birkaç hafta içinde damak tadınız buna alışacaktır.

tadiniz-tuzunuz-kacmasin-2

MUTFAKTAKİ SODYUM VE TUZ
Makarnanın haşlama suyuna tuz ilave etmeyin. Peynir rendesi kullanarak peynirin tuzunu tuz ilavesiz makarna ile dengeleyin.

Tuz ve sodyum içeriği zengin bir besinin yanında sodyum ve tuz içeriği düşük yeşil yapraklı sebze ve meyveleri bolca tüketin. Hardal soslu biftek için ekstra tuza ihtiyacınız olmadığını unutmayın.

Zeytin, turşu, konserve, salamura gibi tuz ve sodyum içeriği yüksek besinleri tüketmeden önce sıcak suda bekletin. Soğuk su ile durulayın. Zeytinyağlı salamura yaprak dolması yaparken iç harcına tuz ilave etmeyin.

Tüm tuz içeriği yüksek gıdaları aynı gün içinde tüketmemeye çalışın. Örneğin pastırmalı kuru fasulye ve turşu gibi veya hellim peyniri ve zeytin gibi.

Biyo yararlılığı yüksek kaliteli bir protein olan yumurtayı daha lezzetli hale getirmek için sevdiğiniz baharatlardan ekleyebilirsiniz. Böylelikle tuz ilavesi isteğiniz de kalmaz.

Eğer salatalarda sos kullanmayı seviyorsanız katkısız ve az tuzlu biçimde kendiniz hazırlayın.

tadiniz-tuzunuz-kacmasin-3

İNSÜLİNLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Çoğu diyabet hastası insülinin zararlı olduğunu düşündüğü için tedaviye yanaşmıyor. Bu yüzden de tedaviye geç kalınıyor ve görülen komplikasyonların insülin tedavisi nedeniyle oluştuğu sanılıyor. Medical Park Fatih Hastanesi İç Hastalıkları ve Dahiliye Uzmanı Dr. Süleyman Karaman, insülin hakkında içinize su serpecek gerçekleri şöyle sıralıyor: .İnsülin tedavisi nedeniyle şişmanlamazsınız: İnsülinle az bir miktar kilo (1-2 kg) alınabilir. Büyük kilo artışlarının nedeni ise beslenme, diyet programına uyulmaması, egzersiz yapılmaması ve gereğinden fazla dozda insülin kullanımından kaynaklanır. İnsülin duyarlılaştırıcı ilaçlar ile kilo alımını azaltabilirsiniz. .İnsülin kullanımı böbreklere ve göze zarar vermez: Genelde insülin tedavisine başlanan hastalar uzun yıllardır diyabeti olan ve kan şekeri yüksek seyreden hastalardır. Bu hastalarda insüline başlandığında organ hasarı ve buna bağlı yakınmalar başlamış olduğu için hastalar bunları insülin tedavisine bağlayabilirler.

.Spor yapmanıza engel değil:
İnsülin kullananlarda düzenli spor insülin direncini azaltır ve insülin ihtiyacı azalır. Burada hastanın kan şekerinin düzenli izlenmesi önemli yer tutar. Egzersizin şekline göre insülin dozu azaltılabilir, ara öğün yenebilir ve ek gıda alınabilir. Egzersizi sabah yapmanız yararınıza olacaktır.
.Gebelikte tedavi çocuğa zarar vermez: İnsülin bebeğe geçmez, aksine gebelikte kan şekerinin düşürülmemesi veya kontrole alınamaması bebeğe zarar verir.
.Kan şekeri hapı, insülin tedavisinin yerini tutmaz: Kullandığınız şeker hapının dozunu artırmanız, insülin tedavisine geç başlamanıza ve kontrolsüz diyabete bağlı organ hasarlarına yol açabilir.
.İnsülin yalnızca kan şekeri çok yüksek kişilerde kullanılmaz: Az yükselmiş ya da normal seyreden kan şekeri durumlarında da insülin kullanılabilir.

“HER BİREY KENDİ BOY, KİLO VE GÜNLÜK AKTİVİTESİNE GÖRE KALORİ İHTİYACINI BELİRLEMELİ. 3 ANA VE 3 ARA ÖĞÜN YEMEK, DİYETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ MADDE.”

KADINLARIN HAYATINI GÜZELLEŞTİRECEK 6 ÖNERİ
Kadınlar yapıları gereği erkeklere göre depresyon ve tükenmişlik gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıklara daha yatkın. Bunun biyolojik temelleri kadar sosyopolitik nedenleri de var. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, kadınların çalışma hayatının yanında evdeki işlerin sorumluluğunu da üstlenmeleri, emek-ücret dengesizliği, çalışma hayatında yükselme olanaklarının daha az olması ve kendilerini yeterince ifade edememelerinin bunun en önemli nedenleri arasında olduğunu belirtiyor. Bir de kadınların kendi elleriyle yaptıkları bazı hatalar var ki mutlu olmalarını engelliyor.
1- Mükemmeliyetçi olmayın.
2- Kendinize değer verin.
3- Kendi hayatınızın sorumluluğunu üstlenin.
4- Kadın arkadaşlarınızla ilişkilerinizi güçlendirin.
5- İhanet durumunda kendinizi suçlamayın.
6- Partnerinizi hayatınızın merkezine koymayın.


Diabetic Living İlkbahar/Yaz 2016

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.