Reflü

Yaklaşık 10 kişiden birinin yaşadığı ‘Reflü’ sorunu diyabetlilerde çok daha yüksek oranlarda görülüyor.

Diyabetlilerde yaklaşık 2 kat daha fazla görülen ‘Reflü’ ile ilgili görüşlerini aldığımız Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç bu sorunu şöyle tanımlıyor: “Mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesi yemek borusunun bu durumdan zarar görmesine neden oluyor. Yemek borusunda yaralar oluşuyor. Reflü olarak tanımlanan bu durumda hastanın göğüs kafesi arkasında yanma hissi, ağza acı su gelmesi, göğüs ağrısı olması, yemek borusunda yanma hissi gibi sorunlar yaşanıyor. Ayrıca reflüye bağlı istenmeyen etkiler de ortaya çıkabiliyor. Yemek borusu alt ucunda yaralar ve bu yaralara bağlı darlık, yutma zorluğu, yemek borusunda bağırsak tipi hücrelerin gelişmesi ve düşük oranda da görülse zaman içinde kanser oluşumu bu komplikasyonlar arasında yer alıyor.”

Tedavisi mümkün mü?

“Diyabet, hastaların yemek borusu hareketlerini bozabiliyor. Özellikle kan şekeri kontrolü iyi olmadığında sinir sistemine zarar veriyor. Bu da vücudumuzda kendiliğinden çalışan birçok organı etkiliyor.” diyen Saruç tedavi sürecini şöyle özetliyor: “Mide boşalması gecikiyor, mide içi basınç artıyor, yemek borusu alt ucundaki kas (sfinkter) gevşeyebiliyor. Genellikle diyabet hastalarının fazla kilolu olması ve artmış karın içi yağ dokusu miktarı da reflü hastalığını kolaylaştırıyor. Tedavisinde kilo verme, yaşam şekli ve diyet düzenlemeleri, diyabetin kontrol altında tutulması, mide asidi baskılayıcı ilaçlar (proton pompa inhibitörü) önemli yer tutuyor. Reflü tedavisinde kullanılan proton pompası inhibitörü ilaçlar oldukça güvenli ilaçlardır. Hiçbir ilacın gereksiz yere kullanılması önerilmez. Reflü ilaçları da 30 yıla yakın zamandır milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor ve oldukça güvenli ilaçlar olarak biliniyor. Yine de hastalar doktorlarının önerileri doğrultusunda ilaçlarını kullanmalı. Ayrıca hastaya göre ihtiyaç halinde ilaç kullanılması yöntemini de uygulayabiliyoruz. 1 ay kadar ilacını kullanıp yemek borusu yanması düzelen hastalarımızda şikayeti oldukça bu ilaçtan almasını, olmadığında kesmesini öneriyoruz. Uzun süre tedavi edilmediğinde yemek borusunda darlığa, yaralara, ince bağırsak tipi hücrelerin bu bölgede ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu hücresel değişim, hastaların kanser riskinde artmaya neden olabilir.”

Rahatlatıcı öneriler

. Kilo verin.
. Diyabet kontrolüne dikkat edin.
. Reflüyü artıran yiyeceklerden (kızartma, baharatlı yiyecekler, soslu yiyecekler, çikolata, pastane ürünleri, portakal suyu, çok miktarda kahve gibi) uzak durun.
. Sigara içmeyin.
. Yemekten hemen sonra yatmayın.
. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın.

Cerrahi seçenek

Özenle seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi seçeneği de bulunuyor. Ancak dikkatle seçilmeden, reflü teşhisinden emin olmadan yapılan reflü cerrahisinden sonra hastalar çok sıkıntı çekebiliyor. Çünkü bu hastalarda yemek borusu hareketleri bozulmuş olabileceği için cerrahi sonrası yutamama, karın şişliği, yemek yiyememe, göğüs ağrısı gözlenebiliyor. Bu nedenle diyabeti olan reflü hastalarında cerrahi tedavi düşünülmeden önce “yemek borusu hareketlerinin” bir testle (motilite testi veya manometri testi) ile değerlendirilmesi gerekiyor.

Endoskopi

Diyabetlilerde gözlenen reflü hastalığının tanısında endoskopi diğer reflü hastalarındakinden daha büyük önem taşıyor. Diyabetlilerde mide boşalımı bozulmuş, yemek borusu hareketleri yavaşlamış, yemek borusu mantarı oluşmuş olabiliyor. Endoskopi, reflü sorunu olduğu düşünülen hastanın aslında başka bir hastalığı olduğunu da gösterebiliyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.