Polikistik over sendromu

Adet döngüsündeki aksamalar polikistik over sendromuna işaret olabilir.

PCOS & DİYABET
üm kadınların yaklaşık olarak yüzde 8-15’ini etkileyen Polikistik Over Sendromu kadınlarda, endokrinolojik sorunlar içerisinde en sık görülen rahatsızlıklardan biri. Konuyla ilgili uzmanlığına başvurduğumuz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı; Polikistik Over Sendromu (PCOS) için adet aralarında açılma, yılda 9 kez ya da daha az adet görme şeklinde seyrek adet görme ve androjen yüksekliği bulgularının saptanmasının söz konusu olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Ayrıca bu hastaların, yüzde 40-85’inde kilo fazlalığı ya da hastalık derecesinde şişmanlık yani obezite olabilmektedir. Kilo fazlalığı olsun olmasın, PCOS hastalarında yüzde 30-70 oranında insülin direnci görülebilmektedir. Ayrıca PCOS hastalarında, Tip 2 diyabet hastalığı görülme riski de artmaktadır. Özellikle birinci derece yakın akrabalarında Tip 2 diyabet bulunanlarda bu risk artışı daha belirgin olmaktadır. Örneğin Tip 2 diyabeti olan hastalarda PCOS görülme ihtimali yüzde 30-40 civarındadır. Kesinlikle, PCOS varlığında diyabet görülme riski artmaktadır. Amerikan Diyabet Cemiyeti (ADA), PCOS varlığını, diyabet gelişmesi açısından bağımsız bir risk faktörü olarak kabul etmektedir. Bu nedenle PCOS varlığında; kilo kontrolünün sağlanması, egzersiz yapılması, PCOS olmayan benzer yaş grubu kadınlara göre çok daha fazla önem arz etmektedir.”

Kilo fazlalığı olsun olmasın, PCOS hastalarında yüzde 30-70 oranında insülin direnci görülebilmektedir. Tip 2 diyabeti olan hastalarda ise PCOS görülme ihtimali yüzde 30-40 civarındadır.

Ergenlik döneminde
Ergenlik döneminde görülebilecek en belirgin bulguların; yumurtlama olmadığının (anovülasyon) tespit edilmesi, ultrasonografik değerlendirmede polikistik over görüntüsünün varlığı ve klinik ya da laboratuvar bulgularına dayanarak androjen yüksekliğinin tespit edilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hakan Yaralı; klinik olarak androjen hormon yüksekliğini düşündüren bulguların ise vücutta erkek tipi kıllanmanın artışı olduğunu belirtiyor: “Örneğin bu hastalarda göğüs uçları, göbek çevresi, uyluk iç yüzleri, sırt, bel, ön kol ve yüzde tüylenme artışı olabilmektedir. Ayrıca yine bu hastalarda yağlı cilt, sivilce ve saç dökülmesi de görülebilmektedir. Bahsettiğimiz bu üç belirtinin hangilerinin mevcut olduğuna göre, 4 farklı klinik tablo oluşabilmektedir. PCOS doğuştan itibaren var olan bir rahatsızlık olması sebebiyle önlenebilmesi söz konusu olmamaktadır.”

Tip 2 diyabetle ilişkisi
“Adet aralarında açılma, seyrek adet görme, vücutta kıllanma artışı, sivilce ve yağlı cilt belirtilerine ek olarak, PCOS varlığında kilo fazlalığı, insülin direnci görülme riskinde artma, Tip 2 diyabet görülme riskinde artış da olabilmektedir.” diyen Yaralı ilaveten bu hastalarda, lipid profilinde bozulma ve kalp hastalığı riskinde de artış olabileceğini belirtiyor: “Ayrıca yumurtlama problemi olan hastalarda gebe kalmakta sıkıntı ve düzensiz ve uzun süre adet görmemeye bağlı olarak rahim iç tabakası hücrelerinde hiperplazik değişiklikler ve uzun süreli ihmal edilen vakalarda rahim iç tabakası kanseri görülme riskinde artış da tabloya eklenebilmektedir. PCOS hastalarında, özellikle kilo kontrolü ve egzersiz çok önem arz etmektedir. Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybı dahi, yumurtlama fonksiyonunu geri döndürebilmekte ve kendiliğinden gebe kalma şansı verebilmektedir. Ayrıca kilo fazlalığı olan hastalarda, kilonun normal sınırlara çekilmesi, kan lipid profili üzerine olumlu etkide bulunabilmekte ve insülin direnci gelişme riskini azaltmaktadır.”

Doğum kontrol hapları
PCOS hastalarında, yumurtlama fonksiyonu var olan hastalarda, gebelikten korunmak amacıyla, yumurtlama problemi olan ve bu nedenle düzensiz adet gören hastalarda, rahim iç tabakasını korumak amacıyla ya da tüylenme artışı ile mücadele kapsamında kullanılabilen doğum kontrol haplarının; kan şekerleri kontrol altında olan diyabetli hastalarda da kullanılabileceğini söyleyen Yaralı şöyle bir uyarıda bulunuyor: “Özellikle kilo fazlalığı olan ve vücut kitle indeksi 30 kg/m2 üzerinde olan, sigara kullanan ya da yaşı 40 yaş üstünde olan hastalarda, derin toplardamarlarda tıkanıklık riski daha belirgin olarak artacağından bu ilaçlara alternatif olacak diğer ilaçların kullanımı düşünülebilir. Bu amaçla rahim iç tabakasını korumak amacıyla, sadece progesteron içeren ilaçlar ya da tüylenme artışını önlemek amacıyla antiandrojenik ilaçlar da kullanılabilir.”

PCOS YÖNETİMİ
Polikistik over sendromu doğuştan itibaren var olan bir rahatsızlık olması sebebiyle önlenebilmesi maalesef mümkün değil ancak sağlıklı beslenme, kilo verme ve çoğu kez ilaç tedavisiyle yönetilebiliyor. Sağlıklı beslenme hem PCOS hem de Tip 2 diyabet yönetiminde önemli katkıda bulunuyor. Uzmanlar vücut ağırlığının yüzde 5 ile 10’unu vermenin bile polikistik over sendromlarını azaltmakta ve yumurtlamayı uyarmakta önemli etkileri olduğunu söylüyor.


Diabetic Living İlkbahar/Yaz 2016

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.