Meme Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Meme kanseri görülme yaşı gittikçe küçülüyor. Bu yüzden uzmanlar klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 olmasını öneriyor.

”KLİNİK MUAYENE, GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ İLE İNCELEME VE BİYOPSİ DEĞERLENDİRMESİ MEME KANSERİ ŞÜPHESİ OLAN HASTALARIN %95’İNDE GÜVENLİ BİR TANI SAĞLAYACAKTIR.”

Koç Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Fatih Selçukbiricik

“Her yıl 1,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuyor. Yeni doğmuş bir kız çocuğunun ömrü boyunca meme kanserine yakalanma riski ise yaklaşık yüzde 12, bu çok yüksek bir oran.” diyen Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı ve Meme Sağlığı Merkezi Yöneticisi Prof. Dr. Metin Çakmakçı meme kanserinden korunmak için sihirli bir formül olmadığını belirterek, “En önemlisi kadınların düzenli olarak kontrollerini yaptırması” diyor ve erken tanının hayat kurtardığını vurgulayarak, kadınların meme dokularını tanıyıp değişiklikleri yakından takip etmesi gerektiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Çakmakçı meme kanserinde; meme ve meme ucunda farklılık belirtilerini şu şekilde sıralıyor ancak bu belirtilerin her zaman kanser belirtisi olmadığını, doğru tanı için doktora başvurulması gerektiğini de ekliyor:

Memenin içinde veya koltuk altında kitle

Meme dokusunda kalınlaşma

Memenin boyutunda ve şeklinde değişiklik

Meme derisinde veya ucunda şişlik, pullu ve kızarık görünüm

Meme derisinde portakal kabuğu görüntüsü

Kanlı meme başı akıntısı

HANGİ KİMYASALLAR?

Meme kanseri ile bağlantıları araştırılan kimyasallar; birçok kozmetik üründe koruyucu olarak sıklıkla kullanılan parabenler (nemlendiriciler, makyaj ve saç bakım ürünleri, tıraş kremleri/jelleri) ve oje, saç spreyindeki renkleri tutmak ve kırılganlığı azaltmak için sıklıkla kullanılan, ayrıca birçok kişisel bakım ve temizlik ürünü kokularının içinde bulunan ftalatlar.

Risk faktörlerini biliyor musunuz?

İstanbul Aydın Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Indrani Kalkan; “Yaş, obezite, fiziksel aktivite, beslenme faktörleri, sigara ve alkol tüketimi gibi diğer hastalıklar için de ortak olan risk faktörleri çeşitli çalışmalarda değerlendirilmiştir.” diyor ve bu faktörleri diyabetliler açısından şöyle grupluyor:

BESLENME

Yüksek karbonhidrat veya yüksek kalori alımı gibi diyet faktörlerinin Tip 2 diyabet ve obezite riskini arttırarak dolaylı yoldan meme kanseri için bir risk oluşturduğu söylenilebilir. Kırmızı ve işlenmiş etten fakir, sebze, meyve, tam tahıl ve diyet lifinden zengin bir beslenme biçimi insülin duyarlılığını arttırarak Tip 2 diyabete karşı koruma sağlar. Yapılan çalışmalar, sebze tüketiminin meme kanseri riskini biraz azalttığını göstermektedir. Bununla birlikte, yetişkinlikte yüksek yağlı beslenme ile meme kanseri riskinin artması arasında bir bağlantı gösterilmemiştir. Ancak, ergenlik döneminde yüksek yağlı beslenme; premenopozal meme kanseri riskinde artış ile ilişkili olabilir. Düşük karbonhidrat, yüksek protein ve yağlı beslenme; ağırlık kaybı sağlayıp insülin seviyelerini azaltırken, randomize klinik çalışmalar kesin sonuçlar alabilmek için, sadece düşük yağlı düşük kalorili diyetler ile yapılmıştır.

SİGARA

Sigara içmek, Tip 2 diyabet gelişimi için bağımsız bir risk faktörü olabilir. Sigara; kardiyovasküler hastalık, gözde retina hasarı ve diğer diyabetle ilişkili sağlık sorunları oluşma riskini arttırır. Sigaranın meme kanseri üzerindeki etkisi hala çalışma aşamasındadır. Sigaranın meme kanseri riskini hafifçe arttırabildiğine ilişkin gitgide çoğalan kanıtlar olmasına rağmen, genel olarak, çalışmalardaki bulgular karışık durumdadır.

ALKOL

Aşırı alkol tüketimi Tip 2 diyabet riski ile ilişkili bulunmuştur. Çalışmalar günde ikiden fazla alkollü içecek tüketiminin kadınlarda meme kanseri riskini yüzde 20 daha fazla arttırdığını bulmuştur. Ancak, ılımlı alkol tüketimi, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve ölüm riskini azaltabilir.

FİZİKSEL AKTİVİTE

Düşük fiziksel aktivite ve obezitenin bağımsız risk faktörleri olarak Tip 2 diyabet ve meme kanseriyle güçlü bir ilişkisi bulunmuştur. Amerikan Kanser Derneği, haftada yaklaşık 150 dakika, fiziksel aktivite yapılmasını önerir. Bu etkinlik her gün 30 dakikalık yürüyüşe denktir.

Fazla kozmetik kullanımı

Bazı araştırmaların, kozmetik ürünlerde bulunan kimyasalların kanser gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çektiğini söyleyen, Liv Hospital Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levhi Akın; “Meme kanserinde erken tanı ancak düzenli kontrol ile mümkün. Ayrıca dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadının kullandığı bazı kozmetik ürünlerin içinde yer alan kimyasallar, vücutta östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek hormonal dengeyi bozabilir. Bu yüzden kozmetik ürünlerle mesafeli bir ilişki kurmak çok önemli.” diyor.

Meme kanserinde kontrol yaşı ne olmalı?

Klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 yaş olması öneriliyor. Yüksek risk altında olanlarda muayene başlangıç yaşı ise 20. Mamografi için tarama yaşının 40 olması, 40 yaşından başlayarak, her yıl mamografi çektirilmesi gerekiyor. Meme veya yumurtalık kanseri açısından güçlü bir aile öyküsü veya geçmişte göğse uygulanan bir ışın tedavisi gibi yüksek risk faktörleri varsa, yıllık mamografiler 30 yaş civarında başlayabilir. Mamografi taramalarında takip gerektirecek bulgu saptanmayan kişilere her yıl yerine iki yılda bir mamografi çekilmesini önerenler de var.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.