İlaçlar Deryasında Yolculuk

Endişeler, ilaç maliyetleri, günlük koşuşturmalar gibi birçok faktör diyabet ilaçlarını düzenli olarak almanızı engelliyor olabilir. Engelleri kaldırmak ve sağlığınızı tehlikeye atmamak için size ‘içeriden’ vereceğimiz ipuçlarını değerlendirin.

”İLAÇLARINIZI DÜZENLİ KULLANMAK, DİYABETİN İSTENMEYEN KOMPLİKASYONLARININ ORTAYA ÇIKMASINI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ENGELLER”

Diyabet ilaçları kullanırken kaygı duymanız anlaşılabilir. İlaç düzeninin günlük tempo içinde sizi zorlaması ya da yan etkiler konusundaki endişelere bütçenize yansıyan maliyet de eklenince durum giderek daha da zorlaşabilir. Bazen de ilaçları düzenli almak ya da enjeksiyonları yapmak, yeniden doldurulup doz ayarlaması gerektiren gereçleri kullanmak başlı başına sıkıntı yaratabilir. Eğer Tip 2 diyabetliyseniz ilaçlarınızı giderek daha düzenli olarak kullanmanız gerekecektir. Eğer Tip 1 diyabetliyseniz hayatınızı rahat sürdürebilmek için insülin kullanmanın şart olduğunu zaten kısa sürede öğrenirsiniz. Aslında ilaçlarınızı ve insülininizi kan şekerini iyileştirmek için kullanılan ve işe yarayan önemli araçlar olarak kabul etmelisiniz. Uzmanlar; ilaçları düzenli kullanmanın istenmeyen diyabet komplikasyonlarının gelişmesi riskini ciddi ölçüde azalttığı konusunda hemfikir. Kullanmanız gereken ilaçlarla ilgili düzenlemenizi doğru uygulamanız ve sağlığınızı korumanız için size en gerekli bilgileri ana başlıklar altında sıralıyoruz.

ilaclar-deryasi-2DERS ÇİZELGESİ

1. İlaç tedavisini iyi anlayın
Diyabet ilaçlarınızı düzenli olarak kullanmak konusunda isteksiz davranıyorsanız, ilaçların ne şekilde yararlı olduğunu iyice anlamaya çalışın, bu ilacı neden kullandığınızı sorgulayın. Örneğin bir ilaç karaciğerin gece ürettiği glikozu azaltıp kasların glikoz alımını artırarak açlık kan şekerini düzene sokar. İnsülin enjeksiyonları glikozun kandan hücrelere hareket edip enerji olarak kullanılmasına yardımcı olmak üzere kan şekerini düşürür. Bazı içerikler pankreasın salgıladığı insülin miktarını artırır. Reçetelerle ilgili notlarınızı saklayın ya da fotoğrafını çekin. Arada kontrol eder aklınıza takılanları eczacınıza tekrar sorabilirsiniz. Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter her iki tip diyabet için gereken ilaç tedavisini şöyle özetliyor: “Diyabet temel olarak iki tiptir. Tip 1 diyabette tek bir tedavi seçeneği vardır ve bu da insülindir. Tip 2 diyabette ise özellikle başlangıç döneminde genelde hap tarzı ilaçlar tercih edilir. Tip 2 diyabette kullanılan insülin dışı ilaçların çoğunluğu haplardan oluşur ancak modern tedavide yeni çıkmış olan etkili enjeksiyon tipinde (insülin olmayan) ilaçlar da mevcuttur. Tip 2 diyabette temel sorun insülin direnci yani insüline cevap olmamasıdır. Bunu bir süre aşırı insülin salgılayan pankreas kompanse eder ancak daha sonra yorulan pankreas eskisi gibi fazla insülin salgılayamaz ve insülin tedavisine ihtiyaç duyulur. Tip 2 diyabette tedavide pankreastan insülin salgılama kapasitesini artıran ilaçlar ve insülin direncini azaltan ilaçlar beraber kullanılırlar. Bu ilaçların kombine edilmesinde hekim, etkinliği sağlamak ve yan etkileri en aza indirmek için birçok faktörü gözönüne alarak seçim yapar. Tip 1 diyabet insülinin vücutta üretilememesi nedeniyle gelişir ve şeker değerleri genelikle daha yüksek seyreder.

Kan şekerinin düşürülememesi durumunda hastanın genel durumu daha çabuk bozulur. Tek tedavi şekli insülin olup acil durumlarda damar içine, onun dışında ciltaltı iğne veya pompa ile verilebilir. Bu hastalar genellikle etkili olması amacı ile günde 4-5 kez insülin alırlar ve öğün atladıkları durumlarda ya da dozun fazla gelmesi durumlarında aşırı kan şekeri düşmesihipoglisemi yaşayabilirler. Bu acil bir durum olup kan şekeri hızla düzeltilmez ise komaya kadar gidebilir. Bu sebeple hastanın eğitimi son derece önemlidir. Tip 2 diyabette ise insülin hastalık ilerlediğinde gerekli olur ve genellikle diğer ilaçlar ile beraber daha düşük dozlarda kullanılır. Başlangıçta günde tek doz uygulanır, daha sonra gerekli olursa ihtiyaca göre doz artırılır. Tip 1 diyabetlilerin yaşadığı sorunlar bunlarda genellikle daha az ve hafifdir. İnsülin pankreastan salgılanan kan şekerini ayarlayan bir hormondur ve diyabette kan şekeri yüksekliğinin tedavisinde bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Cilt altı enjeksiyon şeklinde kullanılmakta olup, nefesle sprey kullanım alternatifi de yurt dışında mevcuttur. Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ve gençlik çağında çıkıp insülinin pankreas tarafından hiç yapılamaması nedeniyle gelişir ve bu tip diyabette insülin alternatifsiz olarak tek tedavidir. Tip 2 diyabette ise insülin hastalığın ileri döneminde diğer ilaçlarla, genellikle de haplarla beraber kullanılır. Bu tedavi şekli hekim tarafından hastanın ve hastalığın durumu göz önüne alınarak düzenlenir.”

ENGELLERİ TANIYIN

2. Olumsuz etkilerden kaçının
Prof. Dr. Rüştü Serter, kan şekeri daha iyi kontrol edilirse kullanılacak ilaç sayısı ve dozunun azaltılacağını belirtiyor: “Diyabetin teşhisi ile beraber ilk uygulanacak tedavi yaşam tarzı değişikliğidir. Bu diyet ve egzersizden oluşur. Eskiden yaşam tarzı değişikliği tedavisi uzunca süre tek başına kan şekerini kontrol altına almak için denenirdi. Diyabetin erken dönemlerindeki kan şekeri kontrolünün de çok önemli olduğu tespit edildiğinden bu yana artık ilk tanı anında diyet ve egzersiz tedavisinin yanında mutlaka ilaç tedavisi de başlanmaktadır. Böylece diyet + egzersiz + ilaç tedavisi şeklinde başlanan ilk tedavi kan şekerini erken dönemde kontrol altına almayı hedeflemekte bu sayede ileride diyabete bağlı olarak yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, kalp damar hastalığı, görme kaybı gibi rahatsızlıkların ortaya çıkışını geciktirmektedir. Kan şekeri ne kadar erken kontrol altına alınırsa ileride ortaya çıkabilecek sağlık problemleri de o derece önlenebilir. Hastaların diyet ve egzersize çok önem vermeleri gerekir. Böylece kan şekeri daha iyi kontrol edilir, hastalığın ilerleyişi yavaşlatılır, kullanılacak ilaç sayısı ve dozu azaltılır. İlaçları kullanırken sorun yaşamamak için mutlaka hekimin önerilerine uyulmalıdır. Her hastanın tedavisi farklıdır ve bunu en iyi hekimi bilir. Bu sebeple başka bir hastanın ilacını hekime sormadan kullanmak son derece mahsurludur. Hastalığın her döneminde düzenli hekim kontrolü gereklidir.

Böylece hem hastalığın ilerleyişi ve sebep olabileceği sağlık sorunları kontrol altında tutulur, hem de ilaçların yol açabileceği yan etkilerin önüne geçilebilir. İlaç alımı aksatıldığında kan şekeri yükselir ve hem kısa hem de uzun vadede vücutta istenmeyen sorunlara yol açar. Şekerde aşırı yükselmeler komaya kadar varan problemlere yol açabilirken, uzun dönemde göz, böbrek, sinir, enfeksiyon, kalp ve damar problemlerine yol açar. İlaç dozunun fazla gelmesi veya ilaç kullanırken önerilen öğünlerin atlanması durumlarında ani şeker düşmeleri yaşanabilir. Bunlar ani geliştiğinden çok tehlikeli olabilirler ve hastayı komaya kadar götürebilirler. Böyle durumlarda şuur açık ise şeker içeren birşeyler yenmesi veya içilmesi tabloyu düzeltirken, şuur kapandığında damar yolu ile şeker verilmelidir. Bazı ilaçlar başlangıçta aşırı gaz, bulantı, ishal gibi sorunlar yaratabilirler. Bu sebeple bu tip ilaçlara düşük dozla başlanır ve kademeli olarak artırılır. Genellikle bu etkiler bir süre sonra düzelir. Öte yandan şeker düşürücü ilaçların önemli bir bölümü kilo artışına yol açabilmektedir. Bu sebeple diyet ve egzersiz programına her zaman çok iyi uyulmalıdır. İlaç seçiminin doğru yapılmaması veya dozun fazla gelmesi durumunda hipoglisemiler yaşanabilir. Bu tip problemlerin yaşanması ilaçların hekim tarafından başlanması ve hekim takibi sayesinde azalır.”

SÜRECİ KOLAYLAŞTIRIN

3. Kullanım düzenlemenizi sadeleştirin
Birkaç ilacı farklı zamanlarda kullanmak durumundaysanız, düzenli olarak sürdürmek ve günlük rutine uydurmak sizi hayli zorlayabilir. Eczacınızdan ilaç düzenleme paketi, üstünde günlerin yazılı olduğu ilaç kutuları gibi kolaylaştırıcı gereçler alabilirsiniz. Günün belli saatinde almanız gereken ilaçların hepsinden bir doz olmak üzere aynı kutucuğa yerleştirin. Ayrıca kullanım gün, saat ve doz listesini akıllı telefonlardaki özel programlara da yükleyebilirsiniz. En basiti bildiğimiz plastik ilaç kutularından kullanın.

İLAÇ MALİYETİ Mİ, SONRASINDAKİ MALİYETLER Mİ?

Prof. Dr. Rüştü Serter ilaç maliyetlerini hesaplama konusunda düşünülmesi gereken önemli bir noktaya değiniyor : “İlaçların bir kısmı diğerlerine göre da ha maliyetlidir. Bu her zaman da ha etkili oldukları anlamına da gelmemektedir. Bu sebeple teda vinin hekim tarafından hastanın sağlık durumuna en uygun şekilde düzenlenmesi ve bu arada maliyetlerin de gözönünde tutulması önemlidir. Tabi ki teda viye iyi uyum, dikatli takip sonucu hastalı ğın ilerleyişinin ya vaşlatılması ve hastalı ğın göz , kalp, damar , böbrek, sinir gibi sistemlerde yol açabilece ği komplikasyonların önlenmesi uzun dönemde hastane – tetkik-tedavi maliyetlerinde çok önemli azalmalar sağlayacaktır .”

Açıkça konuşun: İlaçların ne kadar tuttuğunu eczacınıza sorun. Gerekirse doktorunuza danışarak daha az ödeyebileceğiniz alternatifleri öğrenin.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.